Türk Menşeili Uçaklar, 2021’de Semada Olacak (2)

SELMA KASAP – Aquila ve Bursa Uzay ve Havacılık’ın sahibi Celal Gökçen, Türkiye’de üretmeyi planladıkları uçakların 2021’de ilk uçuşunu yapmasını hedeflediklerini bildirdi.

Gökçen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1987 yılında kurulan ve Türkiye’nin ilk 500 büyük şirketi listesindeki BPLAS olarak inovasyona dayalı pek çok ürünün Türkiye’de yerli imkanlarla üretilmesi için çalıştıklarını ifade etti.

BPLAS Ar-Ge bölümünün, İstanbul Teknik Üniversitesindeki (İTÜ) Ar-Ge bölümü ile birlikte araştırma ve geliştirme yaptığını anlatan Gökçen, 6 ayrı tesisteki bin 725 çalışanları ile plastik enjeksiyon, otomotiv, savunma sanayi, elektrikli ev aletleri, yapı-inşaat sektörü, gıda, yüzey dekorasyon sektörlerinde ürünler geliştirdiklerini aktardı.

Almanların eğitim ve spor uçaklarında saygın markası olan Aquila’yı 2015’te satın aldıklarını hatırlatan Celal Gökçen, Aquila Uçak ve Havacılık Şirketi ile 150 yıllık sanayi mirası ve tecrübesiyle uçak sanayisinde de teknoloji ve tasarıma dayalı öncü ürünlerle büyümeyi hedeflediklerini ifade etti.

Aquila’nın dizayn, üretim, servis ve yedek parça olanakları ile sahip olduğu çok sayıdaki uluslararası yetki sertifikasyonlarıyla dikkati çektiğini ifade eden Gökçen, Almanya’daki havacılık faaliyetlerine ilişkin şu bilgileri verdi:

‘Aquila’nın tasarım ve geliştirme, üretim, bakım, Camo sertifikaları bulunuyor. 6 bin saat uçuştan sonra diğer uçak firmalarının bakım maliyetleri 25 bin Avro seviyesinde iken bu maliyeti 4 bin Avro’ya kadar düşürdük. 95 oktav normal benzin ile çok düşük maliyet ile uçma ayrıcalığı sunan Aquila, isteğe bağlı olarak uçak gazı ile de çalışabiliyor. 450 metre mesafede hem kalkış hem de iniş yapabilen Aquila, İngiliz Hava Kuvvetleri pilotları başta olmak üzere eğitim için pilotlar tarafından tercih edilen ilk marka. Aynı zamanda diğer marka uçaklara bakım ve servis hizmeti sunan Aquila, ABD, AB ve Avusturalya’da kabul gören sertifikasyon yetkilerine sahip.’

Havacılık faaliyetleri Türkiye’de devam edecek

Gökçen, Aquila’nın ardından Avrupa’da faaliyet gösteren ve bünyesinde özel bir mühendislik firmasını satın alarak hedef büyüttüklerini, 4 ve 6 kişilik, turbo ve oto pilotlu uçak versiyonları için çalışma yürüttüklerini bildirdi.

Gökçen, ‘German Design Awards’da mükemmel tasarım ödülünü alan ‘Türk Kartalı ALPINA’nın da Türkiye’de üretilmesi için hazırlık yaptıklarını da belirtti.

Gökçen, Avrupa’nın en prestijli yarışmaları arasında gösterilen 10 yıl aradan sonra bir uçak tasarımına verilen ‘mükemmel tasarım’ ödülüne layık görülen ALPINA’nın hem karaya hem suya inebildiğini, üstten kanatlı yapısı ve enerjisini tasarruflu kullanma özelliğinin bulunduğunu dile getirdi.

Gökçen, Alman hükümetinin desteğiyle yürütülen çalışmalara da katılmaya çalıştıklarını aktararak, şu bilgileri verdi:

‘Almanya’da daha yeni kurulmuş bir firma sayılıyoruz. Yine de heyecan duyuyoruz. Alman hükümeti tarafından hidrojenle çalışacak olan uçak geliştirme projesi kapsamında konsorsiyumdayız. Hidrojen yakıt pilinin yerleştirildiği kanat teknolojisinin Ar-Ge’sini yürütüyoruz. Alman hükümeti, başka bir projede ise bir hidrojen jeneratöründen elektriği alıp elektrik motoru ile 800 kilometre hiçbir emisyon olmadan uçmayı hedefliyor. Biz de orada uçak gövdesini yapmak istiyoruz. Çalışmanın partneri olmak istiyoruz. Zannediyorum bu kabul edilecek önümüzdeki günlerde biz de bu çalışmayı yapacağız.’

Havacılık Bursa’da da yükselecek

Celal Gökçen, Aquila’nın ardından Bursa Havacılık ve Uzay Şirketi’ni kurarak havacılığın Bursa ayağını da başlattıklarını bildirdi.

Havacılık sektöründe Bursa’dan başarılı bir firma olarak yükseleceklerini belirten Gökçen, ‘Gururla belirtiyorum, İtalyanca kartal anlamına gelen Aquila artık Türk kartalı. Bundan sonraki adımımız uçak imalatını Türkiye’ye getirmek olacak. . Geliştirme konusunda da orada çalıştığımız firmalar var.’ dedi.

‘Bursa’da havacılık üzerine faaliyetleri arasında pilot yetiştirmeden uçak bakım gibi alt yapı tesislerine kadar bir dizi hedeflerinin’ bulunduğunu aktaran Gökçen, şu bilgileri paylaştı:

‘Almanya’da bir yatırım yaptık ama yatırım sermayemizi Türkiye’de kazandık. Dolayısıyla zaman içinde bu yatırımların Türkiye’ye gelmesi arzumuz. Havacılıkta, Almanya ayağını da açık tutacağız. Ama biz yeni versiyon uçaklarımızı Türkiye’de geliştirmek istiyoruz. Tahminlerimize göre, 2021 yılının mart ayında Türkiye’de ürettiğimiz uçaklar semalarda olacak. Üretimimizin mümkün olduğu kadar yerli olmasına çaba sarf edeceğiz.’

Gökçen, sivil havacılık alanında Türkiye’de başlatacakları çalışmaya ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile bir görüşme yaptıklarını da aktardı.

‘Havacılık Batı’nın tekelinde değil’

Üretimini yaptıkları uçakların Türkiye’ye mal olmasını istediklerini ifade eden Gökçen, ‘Benim büyüklerimden de öğrendiğim bu dünyada her zaman bir kiracı olduğumuz. Bu hayatın kimse sahibi değil. Bu oluşumların hiçbirini yanına götürme niyetinde de değilim, götürme şansım da yok. Götüren de görmedim şimdiye kadar. Geriye düzgün birşeyler bırakabilmek en idealı. Bunu da ülkemiz için yapmak en doğrusu. Gayemiz bu.’ değerlendirmesini yaptı.

Gökçen, ‘Bursa Havcılık ve Uzay Şirketi’nde uçağı üretmek, uçağa bakım yapmak ve uçağı kullanmak sahip olmamız gereken temel unsurlar olacak. Pilot yetiştirmenin yanında uçak bakım, uçak üretiminin Türkiye’de de yapılabileceğini göstermek istiyoruz. Bunlar Batı’nın tekelinde değil, bunları bizim mühendislerimiz de yapabilir. Sadece imkan tanımak lazım diye düşünüyorum.’ diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.